Mahallenin Sözü

Asgari Ücret Belirlenirken

2022 Asgari Ücretin belirlenmesi bugünlerde bekleniyor. Çalışan nüfusun yarısından fazlasının yani milyonlarca işçinin asgari ücretle çalıştığı bir ülkede elbette belirlenme şeklinden tutalım da ne kadar artacağı konusu son derece önemli bir hal alıyor.  Üst üste gelen zamlar ve dolar kurundaki artış TL’yi kuşa çevirdiğinden beri alım gücümüz oldukça düştü. Temel ihtiyaçları bile alamaz hale geldik.

Asgari ücret işçilerin emeklerinin karşılığı olarak almaları gereken ücretin en alt seviyeden hesaplanması olarak tanımlanıyor. Türkiye’de asgari ücret işçi, işveren ve hükümet temsilcilerinden oluşan Asgari Ücret Tespit Komisyonu tarafından belirleniyor.

İlki 1 Aralık’ta başlayan toplantıların sonuna gelindiği bugünlerde dillendirilen rakamlar ise Türkiye’de bugün hesaplanan açlık ve yoksulluk sınırının çok gerisinde kalıyor. Çeşitli Sendikaların yaptıkları son açlık ve yoksulluk araştırmalarının sonuçlarına bakarak açlık sınırı ortalama olarak 4bine yakın, yoksulluk sınırı ise 10binin üzerinde olduğu görülüyor.

Bütün bunlarla birlikte işçileri ve emekçileri bu karanlık manzaradan uzaklaştırarak ekonomik ve sosyal olarak onların geçimlerini sağlamaya yetecek bir asgari ücret belirlenebilecek mi sorusu ise hepimiz için maamma yaratıyor.

Mevcut durumda hükümetin Çin modelini örnek göstererek dünya sermaye güçleri karşısında “en ucuza işçi bizde çalışıyor” diyerek gururlanması ise asgari ücret belirlenirken beklentinin yükseltilmemesi konusunda yeteri kadar mesaj niteliği taşıyor.

Kadın işçilerin asgari ücretin bile altında çalıştığını biliyoruz. İşçiler tek bir asgari ücretle, uzun ve zorlu çalışma koşullarına rağmen emek verdikleri işyerlerine katlanıyorlar. Tehlikeli işlerde can güvenliği alınmadığı halde çalışmaya devam ediyorlar. Çünkü bu pahalılık karşısında işsizlik tehdidi ile işçiler kölelik koşullarında çalışmaya razı olsun istiyorlar.

Eskiden simit çay hesaplamaları yapılırdı. 4 kişilik bir aile bir ay boyunca çay ve simitle beslense ne olur diye. Çay simit hesapları bile karmaşıklaştı. Mevsim kış. Geçim zor. Yaşam mücadelemiz çetin.

İnsanca yaşayabilecek, geçinebilecek ücret ve koşullar sınıf mücadelemizin başat konusu. Bunun için sesimizi yükseltmek, yan yana gelişlerimizi çoğaltmak ise bu saatten sonra aynı zamanda bir zorunluluk. Daha insanca koşullarda çalışmak ve yaşamak ise hepimizin hakkı.

Bunlar da hoşunuza gidebilir...